Manifesto

Hayat boyu kendimize ve çevremize tekrar tekrar yöneltmekten vazgeçemediğimiz ortak sorular içinde en önemlilerinden biri de ''Ben kimim?' 'dir. Bana göre özel yaşam maceramız da asıl bu noktada başlıyor.

Her ne kadar bilinçaltımızın beslendiği alan dış dünya olsa da, okuduğumuz kitaplar, seyrettiğimiz filmler, pazarda gördüğümüz pamuk saçlı teyzenin özenle sürülmüş kıpkırmızı ruju ve kuşların cıvıltısı vs. doğrudan ve dolaylı içimize işlemişse de neyi, nerede, ne zaman görüp, duyduğumuzu unutarak, benim yaptığım gibi bazen kelimelere bazen de tuvallere sarılıp ''ben kimim?''in cevabını ararken iç dünyamızda birikimlerimize doğru kısa yolculuklara çıkarız. Yolculuklarımda daha önce görmediğim sığınmaktan keyif aldığım limanlarda duruyor, temiz havayı içime çekip, bacaklarımı uzatıp dinleniyor sonra yine yola koyuluyorum.

Yolculuklarımdan küçük süpriz ve yorumlarla dönmek keyifli hale geldiğinden beri şiir yazmak ve resim yapmak içimde vazgeçilmez bir tutku oldu.

Kimi zaman resimlerim şiirlerimden kimi zaman da şiirlerim resimlerimden doğuyor. Duygu, düşünce yüklü her sanat severin bir şiirimde ya da bir resmimde kendi iç yolculuklarından ortak imgeler göreceğine inanıyorum. Kısa bir çırpıda okunabilecek ama tekrar dönüp bir daha okumaktan zevk alınacak 3-5 satırım ve fırça darbelerimle aslında kendi içimdeki rüzgarı avuçluyorum. Gerçeküstü imgelemeler, özgürlüğün hissedildiği anlar hatta bazen ciddiyetsizlik içinde ciddiyeti yakalamak... Kim bilir belki de o özel anlar yaşamımızın en güzel şaşkınlıklarıdır...

Aylin Örücü